ZilKa’de ve ZilHicce Ayları Nasıl Değerlendirilebilir?


Share

Miladi yılın aylarını hepimiz biliyoruz: Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık. Hicri yılın ayları ise şöyle sıralanıyor: Muharrem, Safer, Rebiülevvel, Rebiülahir, Cemaziyülevvel, Cemaziyülahir, Recep, Şaban, Ramazan, Şevval, Zilkade, Zilhicce.

İslâm ülkelerinin bir kısmında hicri takvim, yani ay takvimi; bir kısmında ise miladi takvim güneş takvimi kullanılıyor. Daha önceki zamanlarda bizim ülkemizde da hicri takvim kullanılıyormuş. Şimdi ise miladi takvim kullanılıyor. Aslında takvimimiz ister Güneş’in hareketlerine göre olsun isterse Ay’ın hareketlerine göre, ikisinin de güzellikleri var. Hem zaten biz Ramazan ve Kurban bayramlarının gelişlerini, yıl içindeki kandilleri ve dinimize ait olan birçok şeyi hicri takvime göre uyguluyoruz…

 Zil-ka’de

Bu ay da hac aylarından olması hasebiyle, geceleri zaman-zaman teheccüd namazına kalkmalı ve bilhassa cuma geceleri tesbih namazı kılmalıdır. Cemaatle kılınırsa İmam olacak kimse bu namazı kılmayı evvelâ nezreder ve namazı kıldırırken tesbihleri her yerde cehrî (sesli) okur. Cemaat ise sükût edip dinler.

Zil-hicce

Bu ay, İslâm’ın beş esasından biri olan hac farîzasının ifâ edildiği umûmî afv ayıdır. Arafat’a çıkıldığı, Allah için milyonlarca kurbanın kesildiği ve bir senelik hesapların görülüp amel defterlerinin kapandığı mukaddes bir aydır.

Zil-hicce’nin birinden onuna kadar, leyâli-i aşere yani on mübârek gecedir.

Bu ayda, noksanların tamamlanması için İstiğfâr-ı şerîf, Salevât-ı şerîfe, diğer duâlar ve tesbih namazına devamda hayır vardır.

Hacca gidemeyen mü’minlerin bu günlerde oruç tutmaları çok büyük fazîlettir. O bakımdan Kurban bayramından evvel 9 gün oruç tutmalı, 10’uncu günü kurban kesilinceye kadar da birşey yemeyip, oruçlu bulunmalı ve orucunu kurban eti ile açmalıdır.

İbn-i Abbas radiallahu anh ‘ın rivayet ettiği bir Hadis-i Şerifte Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuşlardır: “Zilhiccenin ilk on günü tutulan orucun her bireri bir senelik nafile oruca denktir. On gecenin tamamını ihya etmek ise Kadir gecesini ihya etmeye denktir.”  (Tefcirut-tesnim s.170)

Hiç olmazsa 8’inci gün ile beraber, 9’uncu günü (Arefe günü) oruçlu olmak lâzımdır.

Peygamberimiz (s.a.v.): “On günün orunun her günü 100 köle azat etmiş, 100 deve kurban etmiş ve 100 atı Allah yolunda hibe etmiş gibi sevap olur. Tevriye gününün yani 8. gününün orucunda 1000 köle azad etmiş, 1000 deve kurban etmiş ve 1000 atı Allah yolunda hibe etmiş gibi sevap alır. Arefe gününün orucunda ise 2000 köle azat etmiş, 2000 deve kurban etmiş ve 2000 atı Allah yolunda hibe etmiş gibidir.” buyurmuştur.  (Tefcirut-tesnim S.169)

Resul-u Ekrem (a.s.m): “Allah indinde Zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur Bugünlerde tesbihi (Sübhanallah), tahmidi (Elhamdülillah), tehlili (La ilahe illallah) ve tekbiri (Allahu ekber) çok söyleyin!” (Abd b Humeyd, Müsned, 1-257) buyurmuşlardır.

Kurban bayramı arefe günü sabah namazından, bayramın 4’üncü günü ikindi namazına kadar, bütün farzların arkasından tekbir almak, kadın-erkek her mükellefe vâciptir.

Hacca gidemeyen müslümanlar, Arefe günü günü öğle ile ikindi arası, kendini Arafat’ta kabul ederek Allah rızası için 2 rek’at namaz kılar.

Her rek’atte 1 Fâtiha-i şerîfe, 3 “Kul yâ eyyühel-kâfirun…”, 10 İhlâs-ı şerîf okur.

Namaza şu niyetle başlanır: “Yâ Rabbî, bugün şu saatlerde Arafat’ta binlerce müslümanın “Lebbeyk” diye ilticâ ettiği zamanda, âciz kulun orada bulunamadı. Bu kulunun rûhunu onlarla beraber kılıp, benim ilticâmı da onların ilticâsına ilhak buyur. Orada afv-ı umûmîye mazhar kıldığın kullarına beni de ilhak eyle, Allâhü Ekber.”

Namazda sonra:

70 İstiğfâr-ı şerîf,

11 veya 70 tevhid:

لاَ اِلهَ اِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ يُحْيِى وَيُمِيتُ وَهُوَ حَىٌّ لاَ يَمُوتُ بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

“Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke leh. Lehül-mülkü ve lehül-hamdü yuhyî ve yümît. Ve hüve hayyün lâ yemûtü biyedihil-hayr. Ve hüve alâ külli şey’in kadîr”

3 veya 11 veya 70 tekbir:

اَللهُ اَكْبَرُ اَللهُ اَكْبَرُ لاَ اِلهَ اِلاَّ اللهُ واللهُ اَكْبَرُ اَللهُ اَكْبَرُ وَِللهِ الْحَمْدُ

“Allâhü ekber. Allâhü ekber. Lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber. Allâhü ekber. Ve lillâhil-hamd”

100 defa:

سُبْحَانَ الَّذِى فِى السَّمَاءِ عَرْشُهُ سُبْحَانَ الَّذِى فِى اْلاَرْضِ سُلْطَانُهُ سُبْحَانَ الَّذِى فِى اْلاَرْضِ حُكْمُهُ سُبْحَانَ الَّذِى فِى الْجَنَّةِ رَحْمَتُهُ سُبْحَانَ الَّذِى فِى الْقَبْرِ قَضَائُهُ سُبْحَانَ الَّذِى فِى الْقِيَامَةِ عَدْلُهُ سُبْحَانَ الَّذِى فِى الْبَحْرِ سَبِيلُهُ سُبْحَانَ الَّذِى رَفَعَ السَّمَاءَ سُبْحَانَ الَّذِى بَسَطَ اْلاَرْضَ سُبْحَانَ الَّذِى لاَ مَلْجَأَ وَلاَ مَنْجَأَ مِنْهُ اِلاَّ اِلَيْهِ

“Sübhânellezî fis-semâi arşuhû,

Sübhânellezî fil-ardı sultânühû,

Sübhânellezî fil-ardı hukmühû,

Sübhânellezî fil-cenneti rahmetühû,

Sübhânellezî fil-kabri kazâühû,

Sübhânellezî fil-kıyâmeti adlühû,

Sübhânellezî fil-bahri sebîlühû,

Sübhanellezî rafeas-semâe,

Sübhânellezî besetal-arda,

Sübhânellezî lâ melcee ve lâ mencee minhü illâ ileyh”

Arefe günü öğleden sonra Hızır (a.s.) ile İlyas (a.s.)’ın buluştuklarında okudukları şu duâyı da mümkünse 100 defa okumalıdır:

بِسْمِ اللهِ مَا شَاءَ اللهُ لاَ يَصْرِفُ الصُّوءَ اِلاَّ اللهُ بِسْمِ اللهِ مَا شَاءَ اللهُ لاَ يَسُوقُ الحَيْرَ اِلاَّ اللهُ بِسْمِ اللهِ مَا شَاءَ اللهُ لاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ اِلاَّ بِاللهِ الْعَلِىِّ الْعَظِيمِ

“Bismillâhi mâşâallâhü lâ yasrifüs-sûe illallâh. Bismillâhi mâşâallâhü lâ yesûkul-hayra illallâh. Bismillâhi mâşâallâhü lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azıym”

Bundan sonra duâ yapılır.

Arefe ve bayram geceleri mümkünse Hatm-i Enbiyâ, Hatm-i İstiğfâr yapmalı ve tesbih namazı kılmalıdır. (Hatm-i istiğfâr, 1001 defa

اَسْتَغْفِرُ اللهَ الْعَظِيمَ وَاَتُوبُ اِلَيْكَ

“Estağfirullâhel-azıym. Ve etûbü ileyk” şeklinde istiğfâr okumakla yapılır.)

Kurban keserken şöyle niyet edilir:

“Yâ Rabbî, niyet eyledim rızâ-i şerîfin için kurban kesmeye. Benim şu vücûdum çok kabahatlar, çok günahlar işledi. Bu vücûdu sana kurban etmem lâzım. Lâkin sen bunu haram kıldın. Bu günahkâr, bu âciz vücûduma bedel olmak üzere, senin rızâ-i şerîfin ve emr-i şerîfin mûcibince, lutfettiğin bu kurbanı kesiyorum”

Üç defa tekbir getirilip, “Bismillâhi Allâhü Ekber” denip kurban kesilir.

Kurbanını kendisi kesemeyip başkasına kestirecek olanlar da yukarıdaki gibi niyet ederler.

Kurban kesildikten sonra 2 rek’at teşekkür namazı kılınır.

Zamm-ı sûre olarak birinci rek’atte 1 Kevser Suresi, ikinci rek’atte 1 İhlâs-ı şerîf okunur.

Kurban kesmeye mâlî vaziyeti müsâit olmayanlar, bayramın birinci günü öğleden sonra 6 rek’at namaz kılarlar.

Namaza şöyle niyet edilir:

“Yâ Rabbî, âciz kulun kurban kesemedi. Kurban yerine şu vücûdumu huzûrunda yere sererek kurban ediyorum. Beni de kurban kesenler meyânına kabûl eyle. Allâhü Ekber”

1’inci rek’atte: 1 Fâtihâ-i şerîfe, 1 “İnnâ enzelnâhü fi leyletil-kadr…”

2’nci rek’atte: 1 Fâtihâ-i şerîfe, 1 “İnnâ a’taynâkel-kevser…”

3’üncü rek’atte: 1 Fâtihâ-i şerîfe, 1 “Kul yâ eyyühel-kâfirûn…”

4’üncü rek’atte: 1 Fâtihâ-i şerîfe, 1 İhlâs-ı şerîf

5’inci rek’atte: 1 Fâtihâ-i şerîfe, 1 “Kul eûzu birabbil-felak…”

6’ncı rek’atte: 1 Fâtihâ-i şerîfe, 1 “Kul eûzu birabbin-nâs…”

okunur.

Her 2 rek’atte bir selâm verilir.

Zil-hicce’nin birinden onuna (yani Kurban bayramının ilk gününe) kadar, hergün sabah namazlarından sonra:

10 Salevât-ı şerîfe:

اَللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ وَبَارِكْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ

“Allâhümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed”

10 İstiğfâr-ı şerîf: اَسْتَغْفِرُ اللهَ الْعَظِيمَ الْكَرِيمَ الَّذِى لاَ اِلهَ اِلاَّ هُوَ الْحَىَّ الْقَيُّومَ وَاَتُوبُ اِلَيْكَ وَنَسْئَلُهُ التَّوْبَةَ وَالْمَغْفِرَةَ (وَالرَّحْمَةَ ) وَالْهِدَايَةَ لَنَا اِنَّهُ هُوَ التَّوَّابُ الرَّحِيمُ

“Estağfirullâhel-azıym, el-kerîm, ellezî lâ ilâhe illâ hüvel-hayyel-kayyûme ve etûbü ileyke ve nes’elühüt-tevbete vel-mağfirate vel-hidâyete lenâ innehû hüvet-tevvâbür-rahîm”

10 Tevhîd-i şerîf:

لاَ اِلهَ اِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ يُحْيِى وَيُمِيتُ وَهُوَ حَىٌّ لاَ يَمُوتُ بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

“Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke leh. Lehül-mülkü ve lehül-hamdü yuhyî ve yümît. Ve hüve hayyün lâ yemûtü biyedihil-hayr. Ve hüve alâ külli şey’in kadîr”

okunur.

Bayram müddetince de mümkün oldukça yine şu Tevhid-i şerîfe devam etmelidir:

لاَ اِلهَ اِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ يُحْيِى وَيُمِيتُ وَهُوَ حَىٌّ لاَ يَمُوتُ بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

“Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke leh. Lehül-mülkü ve lehül-hamdü yuhyî ve yümît. Ve hüve hayyün lâ yemûtü biyedihil-hayr. Ve hüve alâ külli şey’in kadîr”

Zil-hicce’nin 29’uncu gününü 30’una bağlayan gece, mümkünse bir tesbih namazı kılmalı ve bir Hatm-i Enbiyâ yapmalıdır.

Zil-hicce’nin son gecesi, akşam ile yatsı arası 10 rek’at namaz kılınır.

Namaza şöyle niyet edilir:

“Yâ Rabbî, geçen seneyi benden râzı olarak ayır. Sâdır olan isyânımı hasenâta tebdil eyle. Beni hidâyet-i ilâhîne ve rızâ-i ilâhîne mazhar eyle. Allâhü Ekber”

Her rek’atte:

7 Fâtiha-i şerîfe,

7 Âyetü’l-Kürsî,

7 İhlâs-ı şerîf,

okunur. İki rek’atte bir selâm verilir.

Namazdan sonra mümkünse en az:

11 Tevhîd-i şerîf,

11 İstiğfâr-ı şerîf,

11 Salevat-ı şerîfe,

okunur ve duâ yapılır.

Zil-hicce’nin son günü, aynı zamanda senenin son günüdür. Bu günde oruçlu bulunmak lazımdır.

Kaynak: Mübârek Gün ve Gecelerde Yapılması Tavsiye Edilen DUÂ ve İBÂDETLER, Fazilet Neşriyat dan alınmıştır…

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir