Nur-u Muhammedi (ASM)


Share

Ankara Altınpark’ta Dost Tv Gecesinde Yapılan Yapılan Konuşma

Rahman ve Rahim olan Allah’ın Adıyla

Ezel ve Ebed Sultanı’nın Ubudiyet Dergahı’na -kusurlarımızla beraber-Bütün övgü hamdlerimizi sunarken; O’nun “sonsuz Rahmet sahibi” Rahim isminden istimdat ediyoruz.

Bizler sonsuz ihtiyaç içindeyken (fakrımızla O’nun “hiç bir şeye muhtaç olmayan” “Samed”) olduğunu hatırlıyoruz.

Bizi İslamiyet’le Serfiraz kıldığı için, hidayet verdiği için, kalb ve ruhumuzu esma ve sıfatına ayna kıldığı için de sonsuz Hamd ve Sena’lar O’na olsun. Amin

Salavâtların en güzeli salâtların en muhteremi de Kainat ağacının hem çekirdeği hem de meyvesi olan Kainatın Yüce Peygamberine(asm), âl ve ashabının üzerine olsun. Ki; “Rahmetin hem hazinesi hem de kapıcısıdır.”

Rahmete mazhar İslam Peygamberi’nin vefat etmiş bütün ehl-i imanın vefat edenlerine Rabbim Rahmet etsin.amin

Bu gayretimizin hayırlara vesile olmasını Rabb’i Rahim’den istiyorum…
Siz değerli misafirlerimize Nuru Muhammedi ve duâ ile ilgili olarak anlayabildiklerimizi paylaşmak niyetindeyim. Kuddus olan Allah (cc)’a karşı hatalarımız konusunda da, istiğfar\ bağışlanmamızı niyaz ediyoruz.

İnsanlığın En Büyük Hidayet Rehberi Kainatın Yaratıcısı’na  ibadetiyle yaslanıyordu. Kul olmanın gerektirdiği bir dil ile yalvarıyordu. Bütün dertlerden sıkıntılardan, tasalardan ve hüzünlerden tamamen hasbi bir hal ile Kur’ana yönelmeyle duâ ediyordu. Bütün mânâsıyla Allah namına, bütün açıklığıyla mü’minlerin ve Kur’ân’ın hesabına olan maddî ve  manevî huzur için dua ediyordu.

Açık, gizli,dünyevî, uhrevî çabaların mükâfatını lütuf ve sonsuz keremine  münasip bir tarzda ihsan ve ikram buyurmasını niyaz ediyordu.

Ve ümmetinin her iki dünyada  aziz etmesini Rahîm ve Kerîm olan Yaratıcımızdan duâ ve niyaz ediyordu.

Kainatın üç mühim hakikati var: şu kainatın üç mühim perdesi var. Evvela binbir ismi ilahinin aynasıdır.sonra Nuru Muhammedi’nin aynasıdır. Sonra cennet-cehenemin numunesidir.sonra şu alem olmuştur.

Tersinden başlarsak: şu alem  nedir?evvela; cennet-cehennemin numunesidir. sonra Nuru Muhammedinin aynasıdır (hakikati muhammediye(asm)dir)

Üçüncü hakikati ki en önemlisidir. Şu kainat  binbir ismi ilahinin aynasıdır.

Bu dünyada ve Haşir meydanında inanmayanlar için bile rahmet peygamberi olan zatı ahmediyeyi anlatmak benim için çok zordur. Ama madem böyle bir görev verildi o halde dilimizin döndüğü kadar anlatmaya çalışalım inşaallah.

Şöyle ki: bakınız: “wema erselnake illa rahmeten lil alemin” ayet midir?

-evet…

bütün mevcudat da Allah’ın Rahim isminin tecellisiyle

kim Allah’tan ne istemişse vermiş midir?

-evet

.mesela bir çekirdek ağaç olmak için Allah’a dua etmiş midir?

Evet. Hangi ismin tecellisi?-mücibed deavat.

peki mide Allah’tan ekmek istemiş Allah ta vermiş bu hangi ismin tecellisidir?

Rahim,Rezzak ve Mücib.

Kim Allah’tan ne istemişse Allah vermiştir.

Peki insan kalbi ne ister? İnsanın aklı ne ister? Yani yaratılışın esas gayesine göre ne ister?

İnsanın kalbi Cemalullahı ister. İnsanın aklı ise ölümsüzlüğü ister bekayı ister yani ölmek istemez. Şu dünyada insanın bu isteği verilmiş midir? Soruyorum..

-el cevap:Hayır.

Ve bu isteği bütün insanlar namına dile getiren kimdir?

Resul-i ekrem(asm)dir.

Ceziretül Arab’ta birden ortaya çıkmış. Sağında bütün büyük peygamberler, solunda evliya-i kiramlar.

Hepsinin namına el açmış Allah’tan bir şey istiyor. Ne istiyor?

Diyor ki: “ey ahali benim Rabbim beni aldı, arşa kadar çıkardı bu alemin dışında bana bir alem gösterdi, ismi cennettir. Mutluluk yerlerini gösterdi. Herkese bu dünya kadar (yani yer ve gök kadar) mülk vereceğini söz verdi. Gördüm diyor. Bu Allaha itaat edenlere.

Allaha itaat etmeyenlere de; dehşetli bir cehennemi hazırlamış azap var. Bunu gördüm diyor. Ey ahali bu dünya memleketinin şefkatli sultanı Mücib ve Rahimdir. Onun emirlerini size getirdim. Ayrıca ölümün çaresini getirdim.diyor.

Ve bütün insanlar namına da yalvardım, dua ettim.”

Ne diyor peki?

“ihdinassiratel müstakim” yani; “bizi dosdoğru yola hidayet eyle.” Çağımız Kur’an Dellalı Said Nursi de derki: “En büyük hidayet perdenin kaldırılmasıyla hakkı hakk, batılı batıl göstermektir.”

Yani öyle bir yola ilet ki cennete götürsün.

Öyleyse bu zat(asm)’ın bütün insanlar namına, belki bütün hayvanat namına, belki bütün nebatat namına velhasıl bütün mevcudat namına Allah’tan bir istediği vardır. O da nedir?

-bekadır, likadır, ebediyettir. Sonsuz yaşamak isteğidir.

Bir midenin isteğini getirsin de, bir çocuğun isteklerini versin de, bir insana hayat versin de (bütün isyanlarına rağmen)

Yalnız  Bu zat(asm)ın bütün mevcudat namına sonsuzluk isteğini yerine getirmesin mümkün müdür?

Öyleyse madem cenab-ı hakkın rahmeti gazabını geçmiştir, madem rahmeti ilahiye bütün kainatı kaplamıştır.

Madem Rabbimiz; mücibtir, her duaya cevap veriyor, madem rahimdir, her mahluka şefkatlidir.

Elbette ki bu işler akla ispat eder ki; nasıl her istediği yerine gelir Cenab-ı Hak’da o zatın bu isteğini de verecektir. Bekayı likayı sonsuzluğu ebediyeti yani mutlaka verecektir.

Şimdi bu dünyanın en büyük insanı kimdir? Mesele bu…

-Resul-i Ekrem (asm)dir. Delilimiz nedir?

1-yeryüzünün yarısını 1423 yıldır manevi saltanatı altına almıştır. Peygamberliğinden bu yana kurulan bütün Müslüman devletleri maddeten ve manen tasarrufu altına almıştır.

Mesela günde 5 defa bütün minarelerden ezan-ı Muhammedi (asm) okunur. Bütün insanlar da; Lebbeyk diye koşuyor. Var mıdır böyle bir zat dünyada. Günde 5 defa etbaı gelsin ona biat etsin. Var mıdır?

Yer yüzünün 5’te birisini günde 5 defa davetine çağıran bir zattan daha büyüğü var mı? Hayır ve asla

İnsanın yeme-içmesinde inkılap yapmış. Yatma ve kalkmasında değişim yapmış, yürümesinde, konuşmasında ve ahlakında değişim yapmış. Var mı böyle biri?

İnsan ve toplum hayatının her alanına değişim getiren başka biri var mı ? olmadığına göre en büyük zat Resulü Ekrem(asm)dir.

Neyse Bir latife ile biraz mana yoğunluğunu hafifletelim: derler ki birisi İbn-i Sina’ya demiş ki: “Sen de peygamber kadar büyüksün.” Bir öğrencisi demiş.

.(H.370-482 yıllarında yaşamış)İbn-i sina demiş ki: “sen çok ahmak bir adamsın.” Öğrencisi demiş ki: “hocam sen o kadar yazıyor çiziyorsun şu kadar tıp kitapların var şu kadar bilgin var. Öğrencilerin haddi-hesabı yok. Peygamber nerden senin kadar bilsin”

O esnada ezan okunuyormuş. Demiş bak. “ 300-400 yıldır. Ezan okunduğu anda herkes bir ipe takılmış gibi bu zatın davetine koşuyor. Onun adeta ziyaretine gidiyor. Ben ne yapıyorum daha seni yanımda tutamıyorum.

Bu ilahi bir lütuftur.” Demiş.

Şimdi bakınız değerli kardeşlerim, bir tek ezan bile tek başına bir mu’cize değil midir?

İnsanlık ne yapıyorsa yapsın bir tek ezanın benzerini getiremedi. Sadece ezanın…

Diğer ibadetleri de siz kıyas ediniz.

Şimdi üçüncü bir husus dedik ki: en büyük bir abd, en büyük bir kul en büyük bir ihtiyacı istiyor Halıkı Alemden.

En büyük bir ihtiyaç nedir? Kainatın en büyük bir meselesi nedir? Derdi nedir?

Cevaben diyor ki: insanın ihtiyaçları çoktur. Fakat insan aleminin bütün mevcudat ve bütün alemin en ağır bir derdi var. Nedir o?

Kalbin en büyük derdi Allah’a kavuşmak, cemalullahı görmektir.

Aklın en büyük derdi nedir?

Bu fani alemden kurtulup ebedi saadeti yaşamaktır. Hasta olmamak, ihtiyar olmamak, ölmemek, genç kalmak, cennet hayatı istemek, sıkıntısız, problemsiz bir hayat yaşamak. Bu insanlığın en büyük isteği değil midir?

İnsanlığın en büyük isteği bu olduğu gibi otların, hayvanların, ağaçların da isteği bu değil midir?

Bütün alem namına ölümsüzlüğü, bekayı, likayı, dertsizliği een büyük bir insan eelbetteki isteyecek ve istemiş.

O da kimdir.?

Resuli Ekrem(asm)dir.

Özetle; bütün dünyanın en büyük derdi nedir? bilim adamları bütün hastalıkların ilaçlarını bulmaya çalışıyor. Baharda bütün çiçek ve meyveler yüzümüze gülüyor, çocuklarımızın çocuksu ve şirin gülüşleri gönlümüzü neşelendiriyor, birden bakıyorsunuz, çiçekler, sonbaharda soldu gitti. En sevdiğiniz çocuklarınız ve yakınlarımız birden vefat edip gidiyor.Peki ölmemenin ilacı yok mudur, hasta olmamak, genç kalmanın ilacı yok mudur?

Eczanelerde her hastalığın ilacı satılıyor peki bu derdin ilacı yok mudur?

Ne bir fen ne bir felsefe.

Bütün dünya toplanmış bulamadılar çaresini. Aya kadar gittiler ama yine çaresini bulamadılar.

Ölmemenin çaresini bulamadılar.

Öyleyse alemin en büyük derdi; gece gündüzün dönmesinden, dört mevsimin dönmesinden meydana gelen ölüm hadisesine karşı tedbir almaktır. Zaman durdurmak lazım. Gece gündüzü durdurmak lazım. Peki bu mümkün olmuş mu?

Hiçbir insan ferdi bu derde çare bulamamış.

Öyleyse bize öyle bir zat lazım ki gece ve gündüzü durduracak, hastalılıkları kaldıracak, zulmü, haksızlığı yok edecek, derdi ve tasayı bitirecek, baki bir alemi kuracak ölümsüzlüğü getirecek bir zat lazımdır.

Kimdir bu keşfiyatı yapıp ihtiyacımızı karşılama noktasında Şefaatçı olan.

Bir tek zat olabilir(asm).

Miraç gecesinde gitti. Cenab-ı Hakkın cemalini gördü. Cenneti ve cehennemi gördü. Geçmiş ve geleceği gördü.

Ve Rabbine de yalvardı:

“Ya Rabbi beni , bir,

bütün ümmetimi, iki,

bütün peygamberleri, bütün ümmetlerini, bütün mevcudatı, yeri ve göğü, arşı ve ferşi üç,

hepsini yokluktan kurtar ya rabbi yok etme ya rabbi”dedi.

Geceyi durdur ya rabbi dedi, gündüzü de durdur. kışı ve yazı da durdur. Ebedi bir saadeti ver dedi. Yeryüzünü harap et yeni bir alem yarat ki bizi de mesut eyle dedi.

Ve Allah’da o duasını ezelden görmüştü. Duasını kabul etti. Cenneti gösterdi O’na ey Kulum de. İstediğin yer burasıdır. Bunu yarattım dedi ve yok oluştan kurtardı. Öyleyse: haşirde biz yalnız kurtulmuyoruz. Toprak ağaç, ot , hayvan vs. her mevcudun kendine göre bir hayatı var orada ve saadetlenir böylece.

En büyük bir abd, en büyük bir kul, en büyük ihtiyacı(sonsuzluğu) istiyor. Bu üç meselenin ispatını yapmış olduk.

Demek bir mücibi Rahim olan Rabbimiz bizi unutmaz ve şefkatini eksiltmez.

Tevbe ve Dua:

Kusurlu kelimeler varsa bize aittir. Güzellikler ise Nuru Muhammedi(asm)ye aittir.

Ve mülkiyet sahibi cenab-ı hakkın zat, esma ve sıfatına aittir. O’na aittir.

Evet şu söz güzeldir. Fakat onu güzelleştiren, güzellerin güzeli olan evsaf-ı Muhammediyedir

Son olarak İmam Rabbanî nin sözlerini aktararak bitirmek istiyorum.

“WEMA MADAHTU MUHAMMEDEN Bİ MAKALETİ.WELAKİN MEDAHTU MAKALETİ MUHAMMEDİN.

وَ مَا مَدَحْتُ مُحَمَّدًا بِمَقَالَتِى

وَ لَكِنْ مَدَحْتُ مَقَالَتِى مُحَمَّدٍ {ع.ص.م}

 

“Ben sözlerimle Muhammed’i (a,s.m.) övmüş olmadım; aslında sözlerimi Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmla övmüş ve güzelleştirmiş oldum.” İmam Rabbanî, Mektubat, 1:58

“ ya rabbi kainatı nuruyla aydınlattığın, hidayetiyle nurlandırdığın zat(asm) hürmetine bizi affet. Amin, dünya zilletinden ve ahiret azabından bizi kurtar. Bizi şefaati nebeviyeye mazhar eyle. Amin.

Ya rabbi sen habibine “wema erselnake illa rahmeten lil alemin demişsi.” Öyle bir habib ki; O bütün kainatın idam fermanını duasıyla geri çevirmiş. Böyle büyük zatın yanında bizim küçücük arzu ve isteklerimiz çok basittir. Sen O Zat(asm) hürmetine hastalarımıza ve dertlerimize devayı nasip eyle. Amin. Ya Rabbim, Bizlerin ve dinleyicilerimizi O Zat(asm) hürmetine

1-Tam ve eksiksiz ihlasa muvaffak eyle,Makamı rızaya ulaştır bizleri

2-Marifetullahı ve Muhabbetullahı ver bize

3-Senin HAFİZ ismine ayna olmak istiyoruz,devamlı bizi koru.

5-Maddi ve manevi ittihat,birlik ve beraberlik istiyoruz.

6-Dinimize ve dünyamıza zarar veren bütün hastalıklardan kurtulmak istiyoruz.

7-Kur’an hizmetinde geçecek uzun ve sıhhatli bir ömür istiyoruz.

8-Her türlü dini ve dünyevi musibetin def’ini istiyoruz.

9-Cenabı Haktan başka kimsenin minneti altına girmemek için ,İnsanlardan istiğnayı ve rızkta bereketi istiyoruz.

10-Memleketimiz ve İslam alemindeki sıkıntılardan necat ve istiğfar için af diliyoruz.

11-İman Hakikatları muhataplarının kalb birliğini istiyoruz.

12-Maddi ve manevi Ferec, fütühat ve ferah için.

13– İmanın altı rüknü ile islamın beş şartını Kur’an Dellalı’nın izah ettiği şekliyle anlamak için.

14-Sırat-ı Müstakim’de sebata muvaffak olmak için.

15-Kur’an_Hadis ve Kur’an’dan  Çıkan SÖZLER’in bütün kainata radyo diliyle yayılması için.

Sana iltica ederiz.

Ya rabbim, her devlet iltica hakkını perişanlara ve kimsesizlere verir. Bütün Müslümanlar olan ümmeti Muhammed(asm)’de perişandır. Hepimiz hem hastalıklarımız için hem imanımız hem de dünyamız için;Ümmeti Muhammedi’ye olarak hem melce’, hem halaskar olarak seni istiyoruz. Ve Nur-u Muhammedi(asm)yi şefaatçi ediyoruz.

Allahım! Kalblerin derman ve devâsı, bedenlerin âfiyet ve şifası, gözlerin nur ve ziyası olan Efendimiz Muhammed’e ve âl ve ashabına salât ve selâm et. O’nun , bütün peygamberlerin,  bütün evliyanın ve bütün geçmişlerimizin ruhu için elfatiha…

“ANKARA ALTINPARK ANFA_B Salonunda Dost Tv Gecesinde Yapılan Konuşma”

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir