İtikâf


Share

İtikâfa özellikle Ramazan ayının son on gününde* girilmesi inşeallah Kadir gecesini de ihya etme fırsatı vereceği için ayrı bir önem taşır.

(20 Ramazan akşamından itibaren)

İtikâf;

Sözlükte “hapsetmek”, alıkoymak; bir yere yerleşmek, oraya bağlanıp kalmak” anlamlarındaki AKF kökünden türeyen itikâf, bu mânaları yanında kişinin kendisini sıradan davranışlardan uzak tutmasını, fıkıh terimi olarak da ibadet amacıyla, oruçlu olarak camide kalmasını ifade eder. İtikâfa giren kimseye mu’tekif veya âkif denir. Oruç tutmadan itikâf olmaz.

İtikâf, Allah’a tam bir teslimiyet içerisinde ibadet ve taatte bulunmak amacıyla zamanının belirli bir kısmını ayırması ve bu esnada meşrû bile olsa her türlü nefsânî ve şehevî arzulardan uzak durması kişinin mânen olgunlaşması için önemli vesilelerden biridir.

İtikâf Hz. İbrahim ve oğlu İsmail zamanından beri devam edegelen bir sünnet olarak bilinir. Nitekim, “İbrahim ve İsmail’e: Evimi onu ziyaret edenler, ibadet için orada kalanlar (âkifîn), rükû ve secde edenler için tertemiz tutun diye ahid –emir- verdik” (Bakara 2/125) mealindeki âyet bir yönüyle buna işaret etmektedir.

İtikâfın meşruiyeti Kur’an ve Sünnet ile sabittir. “Mescidlerde itikâfta bulunduğunuz zaman kadınlara yaklaşmayın” (Bakara 2/187) mealindeki âyetle Hz. Âişe’nin, “Resûl-i Ekrem ramazanın son on gününde itikâfa girerdi. O bu âdetine vefatına kadar devam etmiştir. Sonra onun ardından hanımları itikâfa girmiştir.” (Buhârî, “İtikâf”, 1; Müslim, “İtikâf”, 5) şeklindeki rivayeti bunun delillerini teşkil eder.

İtikâf yapacak olan kimsenin buna niyet etmesi gerekir. Niyetsiz yapılacak bir itikâf geçerli olmaz. Adanan bir itikâfta, ayrıca bunun dil ile de ifade edilmesi gerekir. Kişi Allah (cc) rızası için şu mescitte şu kadar müddet itikâf yapmaya niyet ettim demekle itikâfı nefsine vacip kılar. Kalben bunu geçirirse de niyet yerine geçmiş olur. Bu niyetle mescide giren kimse abdest almak, gusletmek, abdest bozmak gibi zaruret olmadıkça mescitten ayrılmaz. Aksi takdirde itikâfı bozulur. Vacip olan bir itikâf bozulunca, onun kazası gerekir. Mesela: Belli bir ay için yapılan itikaf esnasında, bir gün oruç bozulsa veya dışarıya çıkılsa, yalnız bir günlük itikâf için kaza gerekir.

Vacip itikâfa giren, “Allah rızası için –meselâ- on gün itikâf yapacağım” diyerek adakta bulunan kişi, tan yeri ağarmadan önce itikâf için belirlediği bir mescide, “Yâ Rabbi! Senin rızan için üzerime vacip olan itikâfı eda etmeye niyet ettim” diyerek girer ve adadığı itikâf günleri süresince oruç tutar, mescidin bir köşesinde ibadetlerini yapar. Nezrettiği son günün akşam namazından sonra itikâftan çıkar.

İtikâfın hükmü nedir? Kaç çeşit itikâf vardır?

İtikâf; vacip, müekked sünnet ve müstahap olmak üzere üçe ayrılır:

Vacip olan itikâf

Dil ile nezredilen (adak olarak adanan) bir itikâf vaciptir. Bu, en az bir gün olur ve gündüz oruçla geçirilir.

Hz. Ömer, Resulullah’tan (asm):

“Cahiliyye devrinde mescid-i haramda bir gece itikâfta bulunmayı adamıştım. Ne yapayım?” diye sormuş.

Resulullah (asm):

“Adağını yerine getir.” buyurmuştur. [1]

Sünnet olan itikâf

Ramazan ayının son on gününde itikâfa girmek müekked (terk edilmeyen) sünnettir. Bu itikâf, Ramazan’ın yirminci iftarıyla başlar.

Hz. Aişe’nin (ra) rivayet ettiğine göre:

“Hz. Peygamber (asm) orucun farz kılınmasından ömrünün sonuna kadar Ramazan aylarının son on gününde itikâfa girmiştir.” [2]
Müekked sünnet olan
 itikâf

Bir yerleşim merkezinde bulunan Müslümanlardan birisi bu sünneti yerine getirirse, diğerleri üzerinden bu görev düşer. Bu duruma göre, her yerleşim birimi için, itikâf sünnet-i kifâye hükmündedir. Bir kişinin bunu yapması o beldedeki diğer Müslümanları, sorumluluktan kurtardığı gibi, Cenab-ı Hakk’ın, itikâf yapanın ecrini diğer belde Müslümanlarına da vereceği umulur.

Müstehap olan itikâf

Ramazan’dan başka bir zamanda ibadet niyeti ile bir mescitte bir müddet yapılan itikâf da müstahap (işlenmesinde sevabı çok, işlenmediği takdirde günah ve mesuliyeti olmayan ameller)dır. [3]

Vacip ve sünnet olan itikâfların dışında itikafa girmek müstehaptır. Bunun belirli bir vakti yoktur. Hatta mescide giren kimse, çıkıncaya kadar itikafa niyet ederse, orada kaldığı sürece itikâfta sayılır.

Kaynak: itikaf.org

İtikâf rehberi için tıklayınız

İtikâf yapılabilecek camiler için tıklayınız

Dost TV’nin İtikâf Programı videolarını izlemek/indirmek için tıklayın

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir