Hased ve Fenalıkların İlacı


Share

hased-yangini

DÖRDÜNCÜ DÜSTUR: Ehl-i kin ve adâvet, hem nefsine, hem mü’min kardeşine, hem rahmet-i İlâhiyeye zulmeder, tecavüz eder. Çünkü, kin ve adâvetle nefsini bir azâb-ı elîmde bırakır. Hasmına gelen nimetlerden azâbı ve korkusundan gelen elemi nefsine çektirir, nefsine zulmeder.

Hasedin çaresi:

Hâsid adam, haset ettiği şeylerin âkıbetini düşünsün. Tâ anlasın ki, rakibinde olan dünyevî hüsün ve kuvvet ve mertebe ve servet, fânidir, muvakkattir. Faidesi az, zahmeti çoktur. Eğer uhrevî meziyetler ise, zaten onlarda haset olamaz. Eğer onlarda dahi haset yapsa, ya kendisi riyâkârdır; âhiret malını dünyada mahvetmek ister. Veyahut mahsûdu [hased edileni] riyâkâr zanneder, haksızlık eder, zulmeder.

Hem ona gelen musibetlerden memnun ve nimetlerden mahzun olup, kader ve rahmet-i İlâhiyeye, onun hakkında ettiği iyiliklerden küsüyor. Âdetâ kaderi tenkit ve rahmete itiraz ediyor. Kaderi tenkit eden, başını örse vurur, kırar. Rahmete itiraz eden, rahmetten mahrum kalır.

Acaba birgün adâvete değmeyen birşeye bir sene kin ve adâvetle mukabele etmeyi hangi insaf kabul eder, bozulmamış hangi vicdana sığar?

Halbuki, mü’min kardeşinden sana gelen bir fenalığı bütün bütün ona verip onu mahkûm edemezsin. Çünkü, evvelâ kaderin onda bir hissesi var. Onu çıkarıp, o kader ve kazâ hissesine karşı rıza ile mukabele etmek gerektir.

Saniyen, nefis ve şeytanın hissesini de ayırıp, o adama adâvet değil, belki nefsine mağlûp olduğundan, acımak ve nedamet edeceğini beklemek.

Salisen, sen kendi nefsinde görmediğin veya görmek istemediğin kusurunu gör, bir hisse de ona ver.

Sonra bâki kalan küçük bir hisseye karşı, en selâmetli ve en çabuk hasmını mağlûp edecek af ve safh ile ve ulüvvücenaplıkla mukabele etsen, zulümden ve zarardan kurtulursun. Yoksa, sarhoş ve divane olan ve şişeleri ve buz parçalarını elmas fiyatıyla alan cevherci bir Yahudi gibi, beş paraya değmeyen fâni, zâil, muvakkat, ehemmiyetsiz umur-u dünyeviyeye, güya ebedî dünyada durup ebedî beraber kalacak gibi şedit bir hırsla ve daimî bir kinle, mütemadiyen bir adâvetle mukabele etmek, sîga-i mübalağa ile, bir zalûmiyettir veya bir sarhoşluktur, bir nevi divaneliktir.

İşte, hayat-ı şahsiyece bu derece muzır olan adâvete ve fikr-i intikama, eğer şahsını seversen yol verme ki kalbine girsin. Eğer kalbine girmişse, onun sözünü dinleme.

Kaynak: Yirmi İkinci Mektup, Birinci Mebhas, Dördüncü Vecih, Dördüncü Düstur

Hased ve her türlü fenalıktan korunmak için okunabilecek sureler

euzubesmele

hased-duasi

Sure-i Haşr (59):10. Onlardan sonra gelenler de “Ey Rabbimiz,” derler. “Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde iman edenlere karşı kin(ğill u ğış) bırakma. Rabbimiz, muhakkak ki Sen çok şefkatli Rauf’sun, çok merhametli Rahim’sin.”

İstiaze Duası (Mü’minûn (23:97-98): “Ve de ki: ‘Rabbim! Şeytanların vesveselerinden sana sığınırım. Rabbim! (Onların) yanımda bulunmalarından dahi sana sığınırım.’”

istiaze

Ayrıca her gün İhlas-ı Şerif ile Muavvizeteyn (Allah’a sığınmayı gösteren iki sure) olarak bilinen Felak ve Nas Sureleri ayet sayıları kadar okunmalıdır: 

ihlas-suresi

felak-suresi

nas-suresi

İhlas Suresi:1- Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. De ki: O Allah birdir. 2. Herşey her halinde o Allah’a muhtaçtır; O hiçbir şeye muhtaç değildir. 3. O doğurmamış, doğmamış, 4. Hiçbir şey Ona denk olmamıştır. (Hergün 3 defa)

Felak Suresi:Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. 1. De ki: Sığınırım sabahın Rabbine, 2. Yarattıklarının şerrinden, 3. Karanlık bastırdığında gecenin şerrinden, 4. Düğümlere üfleyenlerin (büyücülerin) şerrinden,  5. Kıskandığında hasetçinin şerrinden.          (Hergün 5 defa)

Nas Suresi:Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. 1. De ki: Sığınırım insanların Rabbine, 2. İnsanların hükümdarına, 3. İnsanların ilahına: 4-5. İnsanların kalbine kötülük fısıldayan sinsi vesvesecinin şerrinden, 6. Cin ve insandan olan bütün şeytanların şerrinden. (Hergün 6 defa)

[Hased (kıskançlık) vb. hastalıkların ilacı olarak okunması tavsiye edilir.]

Üyelerimiz bu duaları ücretsiz indirebilir {filelink=13}

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir