|
Kebîre
(çoğulu kebâir), büyük günah demektir. Büyük günah: Nas (Kitap, sünnet veya
icma) ile büyük günah olduğu bildirilen, yapana had cezası veya ahirette
ceza verileceği bildirilen günaha denir. Bir günahın, büyük günah
sayılabilmesi için Kur'an, Sahih Sünnet ve İcma ile onun büyük günah
olduğunun veya hakkında azap olduğunun bildirilmesi gerekmektedir.
Tâatın zıddı olan “isyan”, “ma’siyet” ve küçük günah manasına kullanılan
“lemem” de kebîre gibi günah manasına kullanılırlar.
Büyük
günahların haram kılındığı hususunda fakihler arasında ihtilaf yoktur.“Kim
de Allah’a ve Rasülü’ne isyan eder ve Allah’ın sınırlarını aşarsa, Allah onu
da ebedî kalmak üzere ateşe koyar. Hem onu zelil ve perişan eden bir azap
vardır.” (Nisa, 4/14) ayeti ve “Yedi helak ediciden sakının” hadisi
bunun açık delilidir. Cumhur-u ulema, günahları büyük ve küçük diye iki
kısma ayırırlar. "Eğer yasaklandığınız büyük günahlardan kaçınırsanız,
sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir yere sokarız."
(Nisa, 4/31), "Onlar, büyük günahlardan ve hayasızlıktan kaçınırlar;
kızdıkları zaman da kusurları bağışlarlar." (Şűrâ, 42/37) "Ufak tefek
kusurları dışında, büyük günahlardan ve edepsizliklerden kaçınanlara
gelince, bil ki Rabbin, affı bol olandır."(Necm, 53/32) ayetleri
küçük-büyük günah ayırımına işaret eden ayetlerdendir. “Dikkat edin size
günahların en büyüğünü (ekberu’l-kebâir) haber vereyim mi?..” hadisi de bu
hususa sünnetten delildir. Ayrıca bütün günahların günah olduğunu,
küçük-büyük diye bir ayırım olamayacağını, günahın küçüklüğü veya
büyüklüğünün izafi olduğunu söyleyen alimler de vardır. Yine büyük
günahların kendi içerisindeki büyük-küçük sıralamasının ise, naslardaki
ifadelerden hareketle, günahın, gerek şahsî gerek toplumsal zarar ve
mefsedetine göre yapıldığını burada zikredelim.
Alimler
büyük günahların kesin bir adedinin olup olmadığında ihtilaf etmişlerdir.
Çoğunluk, hadislerde verilen
rakamların hasr/sınırlama ifade etmediğini söylemişlerdir. Hadislere
baktığımızda değişik zaman ve zeminlerde Hz. Peygamber’in 3, 5, 7 gibi
rakamlarla büyük günahları sınıflandırdığını görürüz. İmam Zehebi,
baştaki büyük günah tarifinden hareketle hakkında ayet ve hadislerde azap ve
sakındırma vaki olan günahların tamamını tesbit etmiş ve bunları rakam
olarak 76'ya ulaştırmıştır.
Bunun yanında
bazı alimler büyük günahları belli rakamlarla sınırlandırmışlardır. İbn-i
Mesud büyük günahların, Kur'an'a dayanarak 4 olduğunu söyler. Bunlar:
Yeis, Allah'ın rahmetinden ümit kesmek, Allah'ın mekrinden kendini emin
hissetmek ve Allah'a şirk koşmaktır. Diğer hadis kitaplarında geçen meşhur
büyük günahlar, ukuk-u vâlideyn (anne-babayla sila-i rahmi kesmek), yalan
yere şehadet, harem bölgesinde yapılan ilhad (taşkınlık)dır. İbni Hacer
el-Heytemî, sarih olarak Kur’an’ın da yasakladığı büyük günahların dört
olduğunu ve bunların da, murdar et, domuz ve yetim malı yemek ve savaştan
kaçmaktan ibaret olduğunu söyler. Buhari ve Müslim'de geçen hadise
göre 7 büyük günah, şirk, sihir, adam öldürme, yetim malı yeme, faiz yeme,
savaş meydanından kaçma, iffetli kadına iftira atmadır. İbni Ömer’den
gelen bir rivayete göre büyük günahlar 9 dur. Zerkeşî de büyük
günahların 9 olduğuna işaret eder. İbni Mesud’dan 10 olduğuna dair
bir rivayet nakledilir. 14 adeti Zerkeşi’den, 15 adet olduğu İbni Hacer
el-Heytemî’den, 17 olduğu ise Uleyş’den nakledilir. İmam Zehebi
Hazretleri (663-748) Büyük günahlarla alakalı Kitabu'l- Kebair ve
Tebyînü'l-meharim isimli eserinde büyük günahları 76’ya kadar çıkarır.
Eserinde büyük günahların her biri için Kur'an ve/veya hadislerden deliller
getirmek suretiyle kaynaklarını da gösterir.
İbni Abbas’dan
gelen bir rivayete göre ise 700 büyük günah vardır. Ancak bu rakamın
kesretten kinaye ifade edildiği şeklinde anlamak daha doğru olsa gerek. Nisa
suresi 7.ayetinde
"Allah
kendisine şirk koşulmasını affetmez, bunun dışındakileri ise dilerse
affeder" ayetinden Allah'a şirk koşmanın en büyük günah olduğu açıkça
anlaşılmaktadır. Yukarıda geçen hadiste de en büyük günahların ilki, Allah’a
şirk koşmak olduğu açıklanmıştır. Daha sonra da anne-babaya isyan ve yalan
yere şahitlik etmek zikredilmiştir. Biz diğer büyük günahları yazının
sonunda liste halinde vereceğimizden diğerlerini burada tekrar saymayacağız.
Büyük günah
işlemenin neticelerini de kısaca
aktaralım: Mümin, büyük günah işlemekle iman dairesinden dışarıya çıkmaz.
Tevbe etmeden ölürse durumu Allah’a kalmıştır. Dilerse azap eder dilerse
bağışlar. Büyük günah işleyen kimseninadalet/güvenilirlik
vasfı ortadan
kalkar ve şehadeti kabul edilmez. Kâsânî, “günah işleyen kişiye
bakılır eğer günahı büyükse adalet vasfı tevbe edinceye kadar düşer” der.
Büyük günah işleyenler bu yaptıklarıyla fıska girdiklerinden fâsık diye
isimlendirilirler. Karâfî,küçük günah işleyenlerin günahta ısrar
etmedikleri takdirde adalet vasıflarını kaybetmeyeceklerini ve fâsık olarak
isimlendirilemeyeceklerini söyler. Bu meyanda seleften “küçük günah ısrar
edildiğinde küçük değil, büyük günah da istiğfar edildiğinde büyük değildir”
sözü meşhur olmuştur.
Zerkeşî,devamlı
işlenen küçük günahları büyük günahlar arasında sayar.
Büyük
günahların affedilmesi meselesi, kul hakkı ve Allah hakkı ayrımına göre
değişmektedir. İçki içmek gibi Allah hakkı veya hem Allah hakkı hem de kul
hakkı olan kazf ve hırsızlık suçlarının işlenmesi halinde durum farklılık
arzetmektedir. Allah hakkının irtikab edildiği büyük günahlarda, büyük günah
işleyen tevbe etmediyse durumu Allah’a kalır. Ancak hem Allah hakkı hem de
kul hakkı çiğnendiyse bu durumda tevbe ile beraber cinayet işlenen şahsın
velisine kısas, diyet ve afvdan birini seçme hakkı verilir. Eğer hırsızlık,
yol kesme vs durumlarda konunun gerekli ahkamı devreye girer.
Cumhura göre
büyük günah işleyene haddin uygulanması keffaret yerine geçmez ve mutlaka
tevbe etmesi de gerekir. İbn
Rüşd, had cezasının uygulanması, şahsın üzerinden günahı kaldırır ama
fıskını yani fâsık oluşunu ortadan kaldırmaz, der. Mücahid ve Zeyd
b. Eslem de sadece haddin uygulanmasını yeterli görürler ve bunu kefaret
sayarlar. Delil olarak da “Kim bir büyük günah işler ve cezalandırılırsa o
cezası ona keffarettir” hadisini zikrederler.
Cumhur "Eğer
yasaklandığınız büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı
örteriz ve sizi şerefli bir yere sokarız." (Nisa, 4/31) ayetinden hareketle
büyük günahlardan kaçınıldığında küçük günahların affedileciğini
söyler. Hadis-i şerifte de "beş vakit namaz, eda edilen cuma ve tutulan
ramazan oruçları, büyük günahlardan sakınıldığında bu ibadetlerin aralarında
işlenen küçük günahlara keffarettir" buyurulmaktadır.
Eş’arî,
müslümanların, Hz. Peygamberin ahirette büyük günah sahiblerine şefaat
edeceği hususunda icma ettiklerini söyler. Enes’den rivayet edilen Tirmizi
hadisinde de Allah Rasulü: “Şefaatim, ümmetimden büyük günah
işleyenleredir.” buyururlar.
Müslüman
alimler, büyük günahlarla ilgili pek çok müstakil eser kaleme almışlardır.
Bu konuda en çok basılan ve yayılan eser Zehebî’nin el-Kebâir ve
Tebyînu’l-mehârim isimli eseridir. Abdullah b. Cârullah, el-Beyanu’l-matlub
likebâiri’z-zunûb isimli eseriyle Zehebî’nin eserin ihtisar etmiştir. Bu
babta yazılan eski yeni bazı eserleri burada zikredelim: Ebû Abdullah Talib
b. Mahmud, Tahzîru’l-enâm mine’l-vukû fi’s-seb’îni’l-izâm; İbni Hacer
el-Heytemî, Tathîru’l-aybe min denesi’l-ğîybe, Mektebetü’s-Sâî, Riyad 1407;
ez-Zevâcir an İktirafi’l-kebâir, el-Matbaatu’l-emiriyye, Kahire 1284;
Ebu’ş-şeyh el-Esbehânî, et-Tevbîh ve’t-tenbîh, Mektebetu’t-teviye
el-İslamiyye, Kahire, 1408; Ahmed b. Hasan Murtaza, el-Cevâhir fi ukûbeti
ehl-i’l-kebâir, Mektebetu’l-Kâhire, 1398; Abdulkadir Ahmed Ata, el-Kebâir
ve’s-Seğâir, Daru’l-beyan, Kahire 1398; Muhammed b. Ali et-Tirmizi,
el-Menhiyyat, Daru’l-kütübi’l-ilmiyye, Beyrut 1405.
Burada büyük
günahların tamamını, bu sahada yazılmış en dertli toplu malumatın içinde
bulunduğu ve ümmetçe hüsn ü kabul görmüş bir eser olan Zehebî’nin
el-Kebâir’ini esas alarak vermenin uygun olacağı kanaatindeyiz:
1- Allah'a şirk
(ortak) koşmak
2- İnsan
öldürmek
3- Sihir (büyü)
yapmak
4- Namazı
terketmek
5- Zekatı
vermemek
6- Anne- babaya
karşı gelmek, isyan etmek
7- Faiz
alıp-vermek
8- Haksızca
yetim malını yemek
9-
Peygamberimize yalan isnad etmek (Hadis uydurmak)
10- Özürsüz
ramazan orucunu bozmak
11- Savaş
meydanından kaçmak
12- Zina yapmak
13- Liderin
halkına zulmedip zorbalık yapması
14- Sarhoş
etmeyecek kadar da olsa içki içmek
15-
Büyüklenmek, kendini beğenmek, övünmek
16- Yalan yere
şahitlik etmek
17- Livata
yapmak
18- İffetli
kadınlara iftira atmak
19- Ganimetten,
zekat malından ve devletten para ve mal çalmak
20- İnsanların
mallarını haksız yollarla almak
21- Hırsızlık
yapmak
22- Yol kesmek
23- Yalan yere
yemin etmek
24- Yalan
konuşmak
25- İntihar
etmek
26- Hakimin
hükmünde haksızlık yapması
27- Haberi
olduğu halde hanımının zina yapmasına göz yummak.
28- Kadınların
erkeklere, erkeklerin kadınlara benzemeleri
29- Hulle yapan
ve yapılan
30- Leş, kan ve
domuz eti yemek
31- İdrardan
sakınmamak
32- Haraç
toplamak
33- Riyakarlık
yapmak
34- Allah'a ve
Rasulü'ne ihanet etmek
35- İlmi
gizleme ve sadece dünya için öğrenme
36- Yaptığı
iyiliği başa kakmak
37- Kaderi
inkar etmek
38- İnsanların
duymalarını istemediği şeylerini gizlice dinlemek
39- Lanet
okumak
40- Devlete
karşı çıkmak
41- Kahin,
büyücü ve müneccimi (falcı) tasdik etmek
42- Nüşűz:
Kadının beyine haksız yere huysuzluk yapması
43- Akrabalarla
ilişkiyi kesmek
44- Musavvirler
45- Koğuculuk
yapmak
46- Ölenin
arkasından bağırıp-çağırıp, kendini dövmek
47- Soya-sopa
sövmek
48- Haddi aşma,
başkalarının hakkını çiğneme
49- Silahlı
isyan yapmak ve büyük günahları kabul etmemek
50-
Müslümanlara eziyet ve küfretmek
51-
Evliyaullaha eziyet ve düşmanlık yapmak
52- Kibrinden
elbiseyi yerlerde sürümek (Elbiseyle gösteriş yapmak)
53- Erkeklerin
altın ve ipek giymeleri
54- Kölenin
sahibinden kaçması
55- Allah'tan
başkası adına kurban kesmek
56- Sınır ve
insanlara yol gösteren levhaların yerini değiştirmek ve
sökmek
57- Sahabenin
önde gelen büyüklerine sövme
58- Ensardan
herhangi birine sövme
59- Sapıklığa
çağırma veya kötü bir çığır açma
60- Saç
ekletme, dişlerin arasını açma ve dövme yaptırmak
61- Herhangi
bir demiri kardeşine doğru tutmak
62- Bilerek
babasından başkasına baba demek
63- Uğursuzluğa
inanmak
64- Altın ve
gümüş kaptan içmek (kullanmak)
65- Haktan
saparak münakaşa tarzında tartışmak, niza yapmak
66- Kölesini
iğdiş etmek, burnunu kesmek ve haksızlık edip zulmetmek
67- Tartıda ve
ölçüde haksızlık yapmak
68- Allah'ın
azabından emin olmak
69- Allah'ın
rahmetinden ümidini kesmek
70- İyilik
yapana nankörlük yapmak
71- Fazla suyu
hapsedip kimseye vermemek
72- Hayvanın
yüzünü dağlamak
73- Kumar
oynamak
74- Harem
(Mekke) bölgesinde taşkınlık yapmak
75- Cuma
namazını terk edip tek başına namaz kılmak
76-
Müslümanları gizlice izlemek ve mahremlerini açığa çıkarmak.
|